Tasarımın Hikayesi
Kavram: Düzen · Evre: Yerleşikliğin zirvesi · Zaman: Gün batımına yaklaşırken
Artık uzakta küçük bir yerleşim görünmüyor. Karşımızda büyük bir şehir var. Saraylar, kubbeler, minareler, limanlar, gemiler, yollar, mahalleler ve bütün bunları birbirine bağlayan büyük bir düzen.
Göçebe artık şehrin dışında duran yabancı değil bu dünyanın parçası. Yanındaki at hâlâ geçmişiyle arasındaki en güçlü bağlardan birisi. Yanında taşıdığı halı ve dokumalar ise bozkırın hafızasının yerleşik hayat içinde nasıl başka biçimlerde yaşamaya devam ettiğini hatırlatıyor.
Fakat bir şey değişmiştir. İlk tasarımda insan ufka bakıyordu. Burada ufuk artık şehir tarafından bölünmüştür. Duvar yalnızca taştan yapılmaz. Düzen de duvar olabilir. Aidiyet, mülkiyet, sınır, statü, yerleşiklik… Hepsi insana güvenlik verirken hareket alanını biraz daha daraltabilir.
Güneş batıya yaklaşıyor. Şehir altın renkli ışığın altında bütün görkemiyle yükselirken günün gölgeleri uzamaya başlıyor. Bu parça medeniyeti reddetmiyor. Onun bedelini sorguluyor.
İnsan duvarları kendini korumak için yaptı. Sonra hayatını onların içinde kurdu.










Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.